Başkan Abdurrahman YEŞİLYURT
4. GELENEKSEL SİVASLILAR ŞÖLENİ BAĞCILAR OLİMPİK SALONU
SİVASLILAR DERNEĞİ GENEL BAŞKANI SAYIN ABDURRAHMAN YEŞİLYURT'UN
AÇILIŞ KONUŞMASI
8 OCAK 2011
Çok muhterem Anadolu sevdalıları, değerli Sivaslı hemşehrilerim, çok kıymetli can dostlarım,hanım efendiler, beyefendiler, basın mensupları, T.V 58 izleyenleri, sevgili davetliler hepiniz hoş geldiniz ve şeref verdiniz Safalar getirdiniz.
Türkü tadında, şiir tadında bir gece yaşayalım diye sözlerime Anadolu sevdalısı bir memleket şairinin şiiriyle başlamak istiyorum.
MEMLEKET
An gelir toprak olur
An gelir sevdalar biter
Bu memleket boz kırlarında
Ağaçlar yeşerir, çiçekler açar diye
Dualar ediyorum anne!
Karanlığın aydınlığa erdiği yerde
Çocuklar görüyorum allı allı
Çocuklar görüyorum.
Kara gözleri memleket sevdalı
Kavruk dudaklarda
Özgün türküler söylüyorum anne!
Yarınlara düşler kuruyorum
Berrak, masum, ciddi
Eteğinde oynayan küçük bir çocuğum
Kelebekler uçuşsun
Dallar meyveye dursun
Bolluk ve bereket ve
Kardeşlik olsun
Diye dualar ediyorum
Baharlara
Sevdalanıyorum anne!
Hürriyetimi
En başına perçinliyorum dağların
En karasını yaşıyorum sevdaların
Ovaları şöyle dursun Anadolu'nun
Taşlarına sevdalanıyorum anne!
Anadolu
Aşık dolu,sevda dolu ,
Sivastan geçer kardaşlığın yolu
Ağaçlar yeşerir
Yollar çiçeklenir diye
Dua ediyorum anne!
Bayraklar asıyorum
Bayramlara seviniyorum
Kardeşliğe hasret dallarında yeşeriyorum anne!
Memleket memleket bağrın gibi
Koşup ta yüreğine sarılıyorum
(Not:Serhan Gökçeden uyarlanmıştır.)
Anadolu yaylasının bir çiçeğidir Sivas…Sivas olmazsa Anadolu eksik kalır.Sivas ve Sivaslılar Kutsal vatan bildikleri Anadolu'yu tamamlamak var etmek ve yükseltmek için buradalar…bir aradalar…Rabbim birliğimizi, dirliğimizi daim etsin. Anadolu'nun Türküsü sazı eksik kalır, Şiiri eksik kalır arısı balı peteği eksik kalır, tadı eksik kalır. Sivas'ı söylemezsek Anadolu diye.
Sevda yüklü bulutlar gibiyiz kardeşler, sağanak öncesi yoğunlaşan ve yağmura dönüşecek bulutlar gibi… Bir şiir gibi uyumlu, bir türkü gibi ahenkli oluşumuz, bir kilim gibi rengarenk ve sımsıkı, bir keçe gibi sımsıcak oluşumuz, Anadolu hamurundan yoğrulduğumuz içindir. Her vilayeti bir fırın gibi acılarla pişirmiştir ruhumuzu Anadolu'nun. Aynı hamurun çeşitli fırınlarda pişen parçaları gibiyiz. Rengimiz bir, tadımız bir, düğünümüz, bayramımız, acımız bir.
Bu akşam burada sadece Sivaslılar değil. Anadolu var Trakya var kardeşlik var birlik ve beraberlik var. Ne mutlu zor zamanların insanı tarihin içinden süzülerek gelmiş şerefli bir ecdadın torunları, ne mutlu size. Bu güzel Anadolu'yu vatan diye canından aziz bilip baş tacı edenlere. Üzerinde yaşayanları köken araştırmadan Allah'ın emaneti sayanlara… Sizler ki tarihin bir vaktinde büyük vatanın bir yerlerinde başı dara düşen kim olursa onu kucaklayıp bağrınıza bastınız. Komşusu açken tok yatmayan kültürün çocukları, ne mutlu sizlere… İnsanlığın mutluluğunu kendi mutluluğu sayan dünyanın öbür ucundaki çocuğun acısına ağlayan yufka yürekli merhamet çeşmesi Anadolu insanı ne mutlu sana…
Ey Anadolu: Sen kardeşlik yurdusun. Başın dik, gönlün ferah, sevgi ve merhametin sonsuz, umudun daima canlı, vicdanın hür, ahlakın daima yüksek, imanın kavi, bahtın açık, geleceğin aydınlık olsun. Olun Alemlerin Rabbine emanet....
4. Geleneksel Sivas Şölenimizi gerçekleştirmemizde katkı sağlayan herkese, başkanlarımızdan hizmet görenlere organizasyonda yer alandan davetimize icabet edip buraya gelerek gecemizi şereflendiren herkese dedelerden küçük bebelere kadar herkese sonsuz sevgi ve saygılar sunuyorum…
