Kronoloji

  MÖ 5000 – 3000 Yapılan araştırmalar, Sivas ili tarihinin MÖ 5. ve 4. bin yıllara Kalkolitik Döneme kadar indiğini göstermektedir.

  MÖ 3000 – 2000 Eski Tunç Çağı'nda, Sivas ilinin Kelkit Vadisi'nin bulunduğu bölgeleri Orta Anadolu Kültür Bölgesi; Fırat'ın batısında kalan bölgeleri ise Doğu Anadolu Kültür Bölgesi içinde yer alır.

  MÖ 2000 – 1200 Kuzey Mezopotamya'dan Orta Anadolu'ya giden ticaret yolu üzerinde yoğun olarak Asur Ticaret Kolonileri ve Hitit Çağı seramiğinin bulunması, Sivas yöresinin – coğrafi konumu nedeniyle - Asur Ticaret Kolonileri Çağı'na denk düşen MÖ 2000 – 1200 yılları arasında yoğun olarak iskân edildiğine işaret eder. Yüzey araştırmalarından çıkarılan sonuçlara göre Sivas ilinin MÖ 1600'lerden itibaren Hitit Devleti'nin sınırları içinde olduğu anlaşılmaktadır. Bölgedeki Hitit egemenliği, Hitit İmparatorluğu'nun yıkılmasından (MÖ 1170) çok kısa bir süre önce son bulmuştur.

  MÖ 1200 Orta Anadolu'da gelişmiş olan büyük uygarlıkların MÖ 1200'lerde batıdan gelen ve “Deniz Kavimleri Göçü” olarak adlandırılan istila dalgaları ile ortadan kalkması, en az bir buçuk yüzyıl sürdüğü sanılan ve “Karanlık Çağ” olarak adlandırılan bir döneme girilmesine neden oldu. Yukarı Fırat havzası ve Doğu Anadolu'da ise “Demir Çağı'nın İlk Evresi” adı verilen dönem başladı.

  MÖ 800 – 695 MÖ 707'de Anadolu'ya gelen Kimmerler, MÖ 696 ya da 676 yılında Frig Krallığı'nın yıkılmasına neden oldu. Sivas'ın bir bölümünü yaklaşık 100 yıl elinde tutan Frigler bu dönemde tarih sahnesine karıştı. Bölgede ele geçen çeşitli buluntular, MÖ 6.-7. yüzyıllarda bu yörenin İskit ve Kimmerler gibi Kuzey Karadeniz step kavimlerine de ev sahipliği yapmış olabileceğini göstermektedir.

  MÖ 633 – 332 Anadolu'da genellikle birkaç yerleşim yeri ve münferit buluntular ile belgelenen Med (MÖ 633 – 550) ve Pers (MÖ 550 – 332) dönemlerine ait izler, Sivas ili sınırları içinde henüz tam olarak belirlenememiştir; ancak, Perslerin egemenliğinde yaşayan Anadolu halkının, Sivas gibi yüksek yaylalardan oluşan yörelerde kendi kültürlerini sürdürdüğü de çıkarsanmaktadır.

MÖ 332 – 301 MÖ 333 yılında Sakarya boylarına ulaşan Makedonya kralı Büyük İskender, aynı yıl Amanoslarda İssos Savaşı'nda Akamenit kralı 3. Darius'u yenerek Anadolu'yu imparatorluğunun topraklarına kattı.

MÖ 301 ~ 100 Büyük İskender'in MÖ 13 Haziran 323 tarihinde Babil'de ölümünden sonra İskender İmparatorluğu'nun parçalanması sonucunda, Sivas ilinin kuzey bölgeleri Pontus Krallığı'nın, güney bölgeleri ise Kapadokya Krallığı'nın topraklarında kaldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MÖ 92 – MS 395 Roma İmparatorluğu'nun sınırı MÖ 92 yılında Fırat'a dayandı. Böylece Sivas sınırları içinde kalan bölge Roma egemenliğine girdi, Kapadokya ve Pontos kralları Augustus'un ölümüne kadar yasal krallık konumunda kaldı.

395 – 1075 Anadolu, MS 395 yılında Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılmasından sonra, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'nun payına düştü. Sivas yöresi ise, Roma İmparatorluğu döneminde olduğu gibi sınır bölgesi niteliğini korudu. Bizans'ın egemenliğinde geçen 10. yüzyılda bölgedeki “thema” ikiye ayrıldı ve kuzeydekine Koloneia Theması adı verildi. Bu ayrılmanın ardından günümüz Sivas toprakları her iki themanın da içinde yer almaya başladı. 10. yüzyıl sonlarında ise, bugünkü Sivas bölgesini içeren ayrı bir thema, Sebastia Theması kuruldu.

1059 Türkmen boyları kısa bir süreliğine Sivas'ı ele geçirdiler.

1064 Alp Arslan'ın egemenliğine karşı çıkan Selçuklu şehzadesi Elbasan, Anadolu'nun iç bölgelerine ilerledi.

1071 Sivas, Danişmendlerin egemenliğine girdi.

1143 Yağıbasan, yaklaşık 10 yıl sürecek olan Sivas'taki egemenliğini ilan etti.

1152-1186 Yağıbasan, Anadolu Selçuklu egemenliğini tanıdı ve kent Anadolu Selçuklularına bağlandı. Fakat bu uzun sürmedi. Çeşitli iç çatışmaların ardından ancak 1175'te 2. Kılıçarslan, Tokat, Sivas ve Niksar'ı Anadolu Selçuklu topraklarına katabildi.

1186 2. Kılıçarslan, Anadolu Selçuklu topraklarını oğulları arasında paylaştırırken Sivas ve Aksaray'ı Kudbeddin Melikşah'a verdi.

1192 2. Kılıçarslan ölünce tahta 1. Gıyaseddin Keyhüsrev geçti.

1196 2. Süleymanşah tahtı ele geçirdi ve 1. Gıyaseddin Keyhüsrev'i sürgüne gönderdi.

1220 Tahta çıkan I. Alaaddin Keykubat, Anadolu Selçuklu Devleti'nin en parlak döneminin hükümdarı olurken, Sivas başkent ilan edildi.

1240 1237'de tahta geçen 2. Gıyaseddin Keyhüsrev'in ağır vergilerle birlikte kötü yönetimi başladı. Bunun sonucunda Türkmenler, Baba İshak önderliğinde ayaklanarak Sivas'a saldırdılar. Sivas'ın ileri gelenlerinin öldürüldüğü Türkmen ayaklanması güçlükle bastırıldı.

1243 Kösedağ Savaşı ile kentin parlak devri kapandı. 2. Gıyaseddin Keyhüsrev Zara ile Suşehri arasında gerçekleşen bu savaşta Moğollara yenildi ve kent yağmalandı. Selçukluların yenilmesiyle, yöre 14. yüzyılın başlarına kadar İlhanlılara vergi ödeyen bir yer durumuna geldi.

1277 Selçuklu devlet adamlarının çağrısıyla Anadolu'ya gelen Memluk sultanı Baybars, bu tarihte İlhanlıları yenilgiye uğrattı. Baybars'ın Mısır'a geri dönmesiyle İlhanlı hükümdarı Abaka Han sefere çıkıp Divriği surlarını yıktı. Sivas'ın yarısı yağmalandı, kaledeki silahlar imha edildi.

1286 Erzincan'dan Sivas ve Kayseri'ye ilerleyen Geyhatu'nun ordularından kaçan Sivaslılar, kenti terk ederek mağaralara yerleşti.

1292 2. İzzeddin Keykavus'un oğlu Kılıçarslan, Kastamonu Beyi Yavlak Aslan ile birlikte İlhanlılar'a karşı ayaklandı.

1298 İlhanlıların Anadolu valisi Sülemiş ayaklandı ve Karamanoğulları onu destekledi. Sülemiş, Sivas'ı kuşattı. Ayaklanmayı duyunca Anadolu'ya gelen İlhanlı hükümdarı Gazan Han, Sülemiş'i yendi. Sülemiş, Memluklulara sığındı. Selçuklu tahtına çıkan 3. Alaaddin Keykubat, zalim bir yöneticiydi. Katkubat'ın çevresindekiler, Sivas ve Divriği'nin zenginlerinin mallarına el koydular. Bu tür olayların sonucunda İlhanlı hükümdarı Gazan Han, 3. Alaaddin Keykubat'ı İsfahan'a geri çağırdı.

1340 Eretna Bey, bağımsızlığını ilan etti. Eretna Beyliği'nin ilk yönetim merkezi Sivas'tır.

1381 Hacı Şadgeldi'yi öldürttükten sonra 2. Mehmed'i etkisizleştiren Kadı Burhaneddin, hükümdarlığını ilan etti ve Sivas merkezli Kadı Burhaneddin Beyliği'ni kurdu.

1389 Sivas Osmanlıların egemenliğine geçti.

1400 Timur Sivas'a saldırdı ve kenti yakıp yıkarak geri çekildi.

1402 Timur'la, Osmanlılar arasında bu tarihte başlayan savaşlar Tokat ve Sivas arasında gerçekleşti. Ankara'ya ilerleyen Timur buradaki savaşta Osmanlıları ağır bir yenilgiye uğrattı.

1408 Sivas, Çelebi Mehmed yönetimine girdi.

1418 Çelebi Mehmed, Sivas surlarını onarttı.

1472 Akkoyunlu ordusu, Sivas'ı yağmaladı.

1473 Otlukbeli Savaşı'nın ardından Sivas'ta uzun bir barış dönemi yaşandı.

1516 Sivas, “Eyalet-i Rum” adıyla büyük bir eyaletin merkezi oldu. Amasya, Yozgat, Kayseri, Tokat, Çorum, Divriği ve Arapkir, bu eyaletin sancakları durumuna geldi.

1533 Kanuni Sivas'a geldi.

1594 Celali liderlerinden Karayazıcı yıllarca Sivas ve yöresini haraca bağlayınca, Bağdat Valisi Sokulluzade Hasan Paşa ve eski Halep valisi Hacı İbrahim Paşa Karayazıcı'nın üzerine yürüdü. Karayazıcı, Hacı İbrahim Paşa'yı yenilgiye uğrattıysa da Sokulluzade Hasan Paşa önünde bozguna uğradı. Başkaldıranların 20,000'i öldürüldü. Sivas'a çekilen Karayazıcı, burada tutunamayınca, Canik Dağları'na çıktı ve orada öldürüldü.

1622 Abaza Mehmed Paşa ayaklandı ve Şebinkarahisar'ı aldı. Sivas üzerine yürüdü. Ayaklanmaya Sivas ve Kayseri yöresindeki Türkmenler de ayaklanmaya katıldı. 1624'te Sadrazam Çerkez Paşa ayaklanmayı bastırdı.

1854 Eyalet-i Sivas, Liva-ı Sivas (Paşa Sancağı) oldu. Liva, Amasya, Bozok, Çorum, Canik, Divriği ve Arapkir'den oluşmaktaydı. Yönetimsel bölünmede Sivas Eyaleti Merkez Sancak, Amasya ve Divriği'den oluşan 3 sancağı kapsadı.

1854-1855 Kırım Savaşı yüzünden Kafkas göçmenlerinin gelişi.

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Kafkas göçmenleri kazalara yerleşti.

4 Eylül 1919 Sivas Kongresi yapıldı.

1921 Koçgiri Ayaklanması başladı.

27 Eylül 1924 Mustafa Kemal, Cumhuriyet'in ilanından sonra ilk kez Sivas'a geldi.